BİR MİNELİ Bir mineli altın saat, Bir altın köstek ve madalyon Bir roza maşallah, On iki miskal inci. Madalyonunu ve boncuğunu İttim içeri, Gozlerimizin dibi karıştı Dağ yollarının uzak dumanı gibi. Ve konsolun üstünde...
İçkiden tekmil kuru yeminlerine karşın Vazgeçmeyen dini-bütün bir vaiz sanki Eski bir ayyaş yağmur, Şimdi dömi-sek içiyor roze Kiremitlere bakıyor amele kasketleri Pırıl pırıl kadehler Yaprakları çatallıyor, çerez Sıcak mezesi yollar Yalpalaya...
Gözlerinin baktigi isiklarda degil Görmedigin karanliklardayim Bilipte gittigin yollarda degil Pusularda terkettigin, Zorlu daglardayim... Sen tutundugum dalim Bilki... Ardina bakmadigin uçurumlardayim. Ezberledigin siirlerde degil, Yeminler ettigin sözlerdeyim... Oturdugun zengin sofralarda degil Bir ekmegi...yer sofrasinda, Gönülden bölenlerdenim... Hiç...
Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. İyisi mi,beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde...
Hoşbuldum hüzün...! Kaybolmuş bir şehrin kayan yıldızlarında sakladım Çocukça misketlerimi... Ben hiç büyüyemedim; Yalnız başıma kör ebeler oynadım, Hayat sobeledi beni. Kendi düşlerime sokağa çıkma yasakları koydum. Bir varmış ,bir...
Pelin/a meleğin kızı Kötü günler geride kaldı üstünü çiz…! Günaydınla başlayan bir gün daha; Vakit sabah... Güneş hafiften doğmakta, yeni uyanmış serçelerin sesindeydi pelin/a Aylardan ocaktı, günlerden pelin/a....
Uslanma hiç hep deli kal Büyüme sakın çocuk kal Es deli deli böyle kal Son harmanında sevdanın Tüken toz toz savrula kal Suçüstü bulmalı ölüm Ölürken de sevdalı kal ...
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. .......... .......... Can Yücel
Yalnız doğdum yalnız ölürüm Dünyaya sevgiyle gelen küçük bir çocuktum. Yürüteçlerde attım adımlarımı hayata doğru. Sendeleye sendeleye yürümeyi öğrendim. Kendi gülücüklerimde saklıydı elma şekerlerim. Yeşil erik...
Erkek kadına dedi ki: -Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya çıldırasıya... Erkek kadına dedi ki: -Seni seviyorum, ama nasıl, kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz, yüzde yüz, yüzde bin beş...
İSTANBUL İstanbul da her gece sen Ve sen sabaha doğru Bir şiir gibi akarsın. Gözlerin gözlerim olur. Sabahın ilk şafağında kalbini özletip gidersin. İstanbul da her yağmur sen Ve sen yüreğime...
KARMAKARIŞIK KARMAKARIŞIK Bugün yine sendeydim Yine dağıttın saçlarımı Yine öldürdün bende seni Önce boğdun gözlerinde sonra susturdun. Büyük harfle sevdirdin kendini Küçük harfle unutturdun. Unuttum… Şimdi her şeyden ve senden daha iyiyim. Bir...
KARMAKARIŞIK Bugün yine sendeydim Yine dağıttın saçlarımı Yine öldürdün bende seni Önce boğdun gözlerinde sonra susturdun. Büyük harfle sevdirdin kendini Küçük harfle unutturdun. Unuttum… Şimdi her şeyden ve senden daha iyiyim. Bir yanımda dostum. Bir...
ÜÇ HARFTE SESSİZLİK Dün kendime yakışan en kıyak yalnızlığı giydim üzerime Elime aldım bir tutam ayrılık yaprağı Ayağımdan vurulmuş bir aşk gibi Sendeleyerek sana yürüdüm. Uzaktaydın… Ulaşamadım kokuna, saramadım içini Anladım aşk...
KARANLIKTA Kİ YALNIZ ADAM. Yalansız bir insanlık konmuştu gönül limanıma ; sevmiştim insanları, kuşları ve toprağı… Umarsız bir yorgunluk yoktu artık üzerimde, gülümseyebiliyordum hayallerime, insanlara; Sancısız gidiyordum her...
GERİ VER ‘’Alıp götürülenler, geri verilemeyenler.’’ Dua ederek yürüdüm uykuma doğru Seni düşlemeyi istedim. Düşlerim kırık bir ayna portresinde böldü uykumu Bana düşlerimi geri ver. Kanatsız bir kuşun yaralı...
Kahraman Tazeoğlu iyimisin? Bu Soruyu Ne cok Sormustum Sana Ne cok susmustun Sen benim bu Soruma.. Unutmadım Hala.. Üşüdüğünde Gulmem Gerektiğini Hic Unutmadım.. Çünkü Böyle bitecekti...
Senin İçin Yasak Dediler -YasakLar Çiğnenmek İçindir Dedim... Senin İçin İmkansız Dediler Önemli Olan ...İmkansızı Başarmak Dedim... Senin İçin Olmaz Dediler - Dünya da Olmayacak Şey Yok Dedim... Senin İçin Zor...
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam... Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim. İlkokulun silgi...
Öperek uyandırdım bu sabah ayrılığı Öperek uyandırdım bu sabah ayrılığı.... Fırından yeni çıkan bekleyişler satın aldım... Kırmızı mavi ekoseli yalnızlığımı serdim masaya... Manzaraysa ayrılığa sıfır! İşte...
Bedava yaşıyoruz, bedava; Hava bedava, bulut bedava; Dere tepe bedava; Yağmur çamur bedava; Otomobillerin dışı, Sinemaların kapısı, Camekânlar bedava; Peynir ekmek değil ama Acı su...
Ben yürürüm yane yane Aşk boyadı beni kane Ne akilem ne divane Gel gör beni aşk neyledi Gel gör beni beni aşk neyledi Derde giriftar eyledi Gel gör beni beni aşk...